İstanbul ve Eskişehir LGBTİ+ Kolektifi cezaevinde temel ve ertelenemez var oluş haklarının gasp edilmesine ve ağır tecrit koşullarına karşı ölüm orucuna başlayan Diren Coşkun’a dayanışma mektupları yolladı. PTT önünde basın açıklaması gerçekleştirdi

Tekirdağ 2 Nolu cezaevinde 2017 yılının Ağustos ayından beri tutuklu olan trans kadın Diren Coşkun cezaevinde olduğu süreçte ameliyat, hormon tedavisi ve vegan yemek haklarının engellendiği; hapishane yönetimi tarafından tacize uğradığı, tehdit edildiği için 25 Ocak’ta ölüm orucuna başlamıştı.

İstanbul LGBTİ+ Kolektifi Diren Coşkun’a destek olmak, Diren’in ve tüm trans mahpusların ameliyat, hormon tedavisi ve epilasyon gibi taleplerinin karşılanması, cezaevlerindeki transfobik uygulamaların son bulması için ‘’Onlar istedikleri kadar sindirmeye, yok etmeye çalışsınlar. Biz hiçbir yere gitmiyoruz, siz alışacaksınız.’’ diyerek Kadıköy PTT önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

İstanbul LGBTİ+ Kolektifi’nin basın açıklaması:

Basına ve Kamuoyuna

Tekirdağ 2 Nolu Cezaevi’nde 2017 Ağustos ayından beri tutuklu bulunan Diren Coşkun, cezaevinde yaşadığı hak ihlalleri nedeniyle 25 Ocak 2018 tarihi itibariyle ölüm orucuna başladı. Diren, cezaevinde olduğu süreçte ameliyat ve tedavi haklarından mahrum bırakılmasının yanı sıra hapishane yönetimi tarafından ayrımcılığa uğramakta, taciz ve tehdit edilmektedir.

Ağır tecrit koşullarında yaşamını devam ettirmeye çalıştığı süreç boyunca üç kez intihar girişiminde bulunmuştur.

Diren üzerindeki ağır baskıyı; cezaevindeyken mahrum bırakıldığı sağlık haklarını ve cezaevi yönetimi tarafından uğradığı ayrımcılığı şu sözlerle kamuoyuna duyurdu:

‘’Burada insan onuruna aykırı birçok uygulamaya maruz kalıyorum. Üzerimdeki ağır tecritin kaldırılması, gasp edilen ameliyat ve tedavi hakkımın iade edilmesi için bedenimi ölüme yatırıyorum. 25 Ocak’tan itibaren ölüm orucu eylemine başladığımı demokratik kamuoyunun bilgisine sunuyorum.’’

Diren’e destek olmak amacıyla İstanbul LGBTİ Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu üyesi Kıvılcım Arat da 6 Şubat tarihinden beri ölüm orucunda.

Sağlık hakkı toplumu oluşturan tüm bireylerin temel hakkıdır ve bu hakların engellenmesi bir insanlık suçudur.

Bizler, Diren’in aldığı kararın arkasında olduğumuzu ve tekrar söyleyerek hapishane yönetiminin tecrit koşullarını kaldırmasını ve Diren’in uğradığı hak ihlallerinin son bularak telafi edilmesini talep ediyoruz.

Baskılarla, yasaklarla bizi toplumdan soyutlamaya, ücra köşelere hapsetmeye çalışanlara sesleniyoruz: Diren’in mücadelesi, var olma mücadelesidir! Siz istediğiniz kadar sindirmeye, yok etmeye çalışın. Biz hiçbir yere gitmeyeceğiz, siz alışacaksınız!’’

Ayrıca Eskişehir’de de üniversiteliler Diren Coşkun’a mektup yollamak için buluştu. Diren’in mücadelesine ortak olmak için Gar PTT’de buluşan üniversiteliler, PTT önüne gelen çevik kuvvetin tacizlerine rağmen dayanışmayı büyüterek mektuplarını yolladı.