Türkiye’nin birçok üniversitesinden üniversitelilerin katılımıyla İstanbul’da gerçekleşen LGBTİ+ Kolektifi Genel Koordinasyon Toplantısı’nda yeni dönem planları ve üniversitelilerin talepleri konuşuldu

Toplantı sonrasında açıklanan sonuç metni şu şekilde:

Amfilerde, yurtlarda, şehrin sokaklarında özgürlük mücadelemizi büyütmeye devam ediyoruz. Kampüslerde LGBTİ+fobilere, nefrete, şiddete, tacize karşı sesimizi örgütlü ve gür bir şekilde çıkarıyoruz. Kamusal alanda var olmamıza tahammül edemeyen yasaklar iktidarına, tüm baskılarına ve şiddet eğilimlerine rağmen sözümüzü söylemekten çekinmiyoruz. Çünkü vakit, iktidarın hemen hemen her gün yeniden bir başkasını karşımıza çıkardığı dinci-gerici politikalarına karşı şimdi örgütlenme ve bir arada mücadele etme vaktidir. Dolayısı ile üniversitelilerin, yasakları tanımayıp, polis ve güvenlik tacizlerine rağmen düzenledikleri film gösterimlerine saldırıp, elektrikleri keserek etkinliklerimizi engellemeye çalışmaları boşadır.

Bugün mücadeleyi bu kararlılıkla bu noktaya kadar getiren biz LGBTİ+ların üniversitelerde yaşadığı sorunlara yönelik dört talebi var:

Üniversite yurtlarında yaşadığımız ayrımclığın son bulması için beyan esaslı yurt,

Kampüslerde yaşadığımız şiddetin son bulması için taciz yönetmeliği,

Hastanelerde yaşadığımız hedef gösterilmelere son vermek ve nitelikli sağlık hizmeti alabilmek için gerekli koşulların sağlandığı sağlık merkezleri,

Kişilere atanmış cinsiyetlerini dayatan ve bunun üzerinden şiddeti üreten tuvaletlerin cinsiyetsizleştirilmesini istiyoruz.

Bu taleplerimiz yerine getirilene kadar tuvalet kapılarında, KYK önlerinde, rektörlük bahçelerinde gökkuşağı bayrağımızı dalgalandırmaya devam edeceğiz.

Gelecekte de yasaklara ve engellemelere rağmen sokakları ve kampüsleri terk etmeyecek olan biz LGBTİ+ların yaşadığı taciz ve şiddete karşı özsavunmamızı büyütmeye; amfilerde, yurtlarda cinsiyetçiliğe karşı sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Üniversiteyi özgürleştirmek bizim mücadelemizle, bizim dayanışmamızla mümkündür. Üniversite özgürlük mücadelesinde, bir renk dahi eksik olmadan, gökkuşağının tüm renkleriyle bilimin, aklın, barışın, özgürlüğün ve eşitliğin mücadelesini vereceğiz.

Kana susamış iktidarın yerli ve milli üniversite için attığı adımlar boşa çıkacak. Biz LGBTİ+ları her fırsatta aşağılayan, hedef gösteren, sevişmemizi ve mücadelemizi ‘’yaptıkları kabahatler yüz kızartıcı bir fiil olarak tiksinti ile karşılanır’’ diyerek toplumdan ayrıştırmaya çalışan Erdoğan’a bir sözümüz var:

Bu memleketin renkleri bizler, sokakları gökkuşağı renklerine boyayan marjinaller olarak edebimizle kalmayacağız ve bu memleketin renkleri hakkında konuşma yetkisini, memlekette her gün ayrımcılığın ve karanlığın dünyasını inşa eden diktatöre bırakmayacağız. Bizler aşkla yürümeye, yaşamaya devam edeceğiz. Her geçen gün daha da büyüyen mücadelemiz ve dinmek bilmeyen cüretimiz ile kazanacağız. Karanlığın karşısında özgürlüğü ve laikliği büyütmeye ve bayrağını taşımaya devam edeceğiz.

Biz değişmeyeceğiz, onlar değişecekler…

LGBTİ+ Kolektifi